Türkiyemiz yıllardır dünya sporunun en öndeki şeref organizasyonu Yaz Olimpiyat Oyunlarına İstanbul’un ev sahipliği için savaşıyor. 2008’de bir umut doğmuştu. İzlemeğe gittiğim Moskova’daki ön toplantıda Çin delegasyonunun oy verecek ülkelerin oteldeki odalarının kapılarının altından dışı ufacık (!) içi çok şişman zarflar attıklarını gördüm. 2008 Pekin’in oldu. 2020’de Cumhurbaşkanımızın da izlediği ön takdimde, Türkiye 70’e yakın kara doping madalyası(!) ile ortaya çıkarken, Tokyo sıfır dopingle Olimpiyatların ev sahibi oldu. Ümidimiz devam ediyor amma; dopingde bizi mutlu eden, geçen yılların Sıfır Dopingi, bugünlerde yüzümüzü kızartacak çizgide, neredeyse rekor rakamlara tırmanıyor. Ne kadar istesek de, Olimpiyat adaylığının, daha doğrusu ev sahibi olmanın ilk kilitli kapısı sıfır dopingdir. Sonrasına gelince; Başta Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin koruyucu hami başkanı TC’nin Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bulunmalı, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi de eski uzman üyelerinden destek alarak, bugünkü dünya koşullarına uygun yeni bir heyet ve bütçe ortaya koymalıdır. Konu tek başına adını taşıyan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bırakılamaz. Eğer istiyorsak ve inanıyorsak, Olimpiyat Seferberliği ruhuyla hareket edilerek, tüm seçkin tecrübeli spor adamlarını bir araya toplayıp bu tarihe geçecek organizasyon için birlikte çalışmamız gerekir. Bu bir ümittir. Unutmayalım: Ümidini kaybedenlerin başka kaybedecek bir şeyleri yoktur.
İstanbul Olimpiyatlarının Kilitli Kapısı: Sıfır Doping!

ERDOGAN ARIPINAR
Köşe Yazarları

























Yorum Yazın
Facebook Yorum