Bu şehirlerin isimleri duyanlar, eğer buralarda bulunmuşlarsa çok farklı anılara sahiptirler. Ne zaman gittiğiniz ne kadar süre ile kaldığınız ve içinde olduğunuz mevsim önemlidir.
Geçen haftanın ortasına bir gün kala İstanbul’dan Bulgaristan’ın başkenti Sofya’ya hareket ettik. İstanbul’un o karlı, buzlu günlerinde yola çıkma zorunluğu, önceden planlanmış bir görüşme için gerekli idi. Neticede söz vermiştik ve 19 Şubat 2025 günü imzalanacak bir anlaşma için Sofya’da olmalıydık.
Galatasaray’ın stadının yanından hareket edip ilk molada birkaç bardak çayı yudumladık. Hadi itiraf edeyim, yanında peynirli ve ıspanaklı börekleri götürdük. Tabi, asıl hedef Edirne ve tahmin edeceğiniz gibi tavada yapılmış ciğerleri test etmekti. Mimar Sinan’ın muhteşem eseri Selimiye Camii karşısında konuşlandık. Ardından Sofya’daki dostlarımıza vermek üzere ülkemizin en güzel lokum ve kuru yemişlerini satın alıp, onları hediye paketlerine sardırdık.
Pasaport ve gümrük işlemleri çok uzun sürmedi. Çünkü bu mevsimde oldukça az sayıda araçla seyahat eden yolcular bulunuyor. Yaz mevsiminde buralarda olmanızı hiç tavsiye etmem. Sınırı geçtikten sonra otoyol için gerekli bileti satın aldık. Kuşkusuz aracımızın yeşil sigortası vardı. Hedef olarak Sofya Ulusal Spor Akademisi seçtik. Akşam saatlerinde Sofya’da idik. Edirne Sofya arası hava koşulları bakımında bir sorun yaratmadı. Birkaç platoda kar ve buz vardı. Kış lastikleri ile bu yolları kolayca aştık.
Bulgaristan’ın Ulusal Spor Akademisi, uzun yıllardır Bulgar sporuna hem bilimsel hem de akademik olarak destek veriyor. Tesisleri, açık ve kapalı alanları, laboratuvarları, sağlık, turizm ve spor alanlarındaki çalışmaları ile kendisini her zaman önde tutan bir yapıya sahip.
Peki, biz neden orada idik? Açıklıyorum, bu eğitim kurumu ile Erasmus+ anlaşması yapmaya gittik. Romanya, İtalya, Portekiz ile olan anlaşmalarımızın arasına Bulgaristan’ı da kattık. Bildiğiniz gibi bu ülke de Avrupa Birliğine yakın zaman içinde tam üye olarak katıldı.
Dileğim, zor fakat imkânsız olmayan bu serüvene Türkiye’nin de katılmasıdır. Endüstri, tarım, coğrafya, deniz, akarsu ve gölleri, muhteşem bir insan yapısı ile biz oraya yakışırız. Bütün mesele hedef koymak, plan yapmak ve doğru insan kaynaklarını devreye sokmaktır.
Işık hızı ile gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretten aklımda kalanları sizlerle paylaştım. Haftaya, bir yabancı hakem marifeti ile bir maçın oynanma süresinin nasıl yarıya indirilebileceğini yazacağım. Sıkı durun…
İstanbul, Sofya

Yorum Yazın
Facebook Yorum