Gazetecilik, haberi araştırma…

Bulma, sorgulama, yazma kadar…

Can alıcı soru sormadır.

“Cuk” oturan soruyu yönelten gazeteci, meslektaşları arasından öne fırlayan…

Haberi oluşturan, manşeti çıkaran meslek erbabıdır.



        ***



Haberci vardır, gizli olayların peşine takılır.

Kişilerle görüşür, ihbarı-istihbaratı toplar, sonuca ulaşır.

Varsa aynı olayın peşinde olan bir başka gazeteciyi atlatır, özel haber yapar.

Namı artar, gazeteyi konuşturur, okuyucuyu kendine bağlar.

Gazeteciliğin özü; soru sorma, merak ve kuşku meselesidir.

Üç unsura sahip olamayanın gazeteciliği tartışılır.

Gazetecilik; sorgulamadan kabul etmeyi reddeder.

Gazeteci; soracağından çekinmez, çekindiğinin üstüne gider, haberi yaratır.



       ***



Bunları niçin yazıyorum?

Takdir nedeniyle.

Darbe kalkışım/girişim olaylarından sonra…

Milleti bilgilendirmek için sık sık basın toplantıları düzenleniyor.

Mümkün olduğunca hepsini takip etmeye çalışıyorum.

Anlatılandan çok, gazetecilerin tavrına dikkat ediyorum.

“ Buyurun, sorun” özgürlüğünden sonra…

Merak edilen, mantıklı-çarpıcı-sıkıştırıcı sorular kadın gazetecilerden geliyor.

Erkekler seyrediyor, soru sorma önceliğini kaldırdıkları eliyle kadınlar alıyor.

Öyle ayrıntı soruyorlar ki sanki…

Mazlum memleketimde kadın-erkek eşitliğini kabul etmeyenlere mesaj veriyor.

Kadının, kadın gazetecinin ince aklını, keskin zekasını sergiliyor.

Erkekler çekiniyor, ürküyor veya korkuyor mu bilemem ama…

Kadın gazetecilerin ardından tabiriyle nal topluyor.



      ***



Kaybolan gazetecilik…

Tartışılan medya…

Cesur kalemler adına kadın gazeteciler umut veriyor, güven artırıyor, inancı diriltiyor.



      ***



Becerisini, aklını kullanamayan erkek meslektaşlarına cesaret vererek…

Onlara öncü olarak…

Kadının hırsı ve gücünü göstererek…

Kadınları ikinci plana itip, toplumdaki yerini tartışanlara inat…

Alkışı hak ediyorlar.

Yarattıkları meslek farkıyla…