Unutulmaz şair, romancı, düşünür, deneme yazarı, gazeteci, senarist, eleştirmen Attila İlhan’ın doğumunun 100’üncü yılı, bu yıl.  Attila İlhan’ın, entelektüel çalışmalarıyla Türk edebiyat ve düşünce dünyasına çok önemli katkıları olmuştur. Onu sevgi, özlemle ve de şiirleriyle anacağız.



15 Haziran 1925 Menemen doğumlu İlhan’ı; 2005 yılının Ekim ayında, 80 yaşındayken kaybettik.  İzmir’li bu büyük edebiyat adamımızın çok çeşitli, çok değerli, çok fazla edebi üretimleri olsa da, öncelikle çok büyük bir şairdir o. 56 kitap ve 6 senaryo yazmıştır. Özellikle bizlerin döneminden, onun şiirlerinden etkilenmemiş kimse yoktur, bence. Fikren “toplumsal gerçek”çi olmasına rağmen, belki mizacının tesiriyle, “tamamen romantik” şiirler yazmıştır. Öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başlayan İlhan, İzmir Atatürk Lisesi’nden sonra hukuk okumaya başlamıştır. Yaşamı içinde romanlar, senaryolar yazmış, genel yayın yönetmenliği, sinema eleştirmenliği, yayınevi danışmanlığı yapmış, değişik gazetelerde çeşitli köşe yazıları yazmıştır. Nazım Hikmet’den etkilenmiş ama şiirinde kendine ait bir ses düzeni oluşturmuştur. Hayatının bir bölümünü de Paris’te geçirmiştir. Romanlarında yer alan karakterler, Türkiye'nin tarihinde köşe başlarını oluşturmuş dönemlere ayna tutan aydınlardır. Tarihsel olaylar, yazılarında siyasal ve toplumsal dengelerle ele alınır. Ölümünden sonra 2007 yılında kurulan “Attilâ İlhan Bilim Sanat Kültür Vakfı”, çalışmalarını sürdürmektedir. Fazla söze de gerek yok aslında. Şiirleriyle konuşan şairimizin, yazdığı şiirlerinden bölüm bölüm örnekler vermek, onu daha iyi anlatmaktır zaten:



Yıldızlar inanılmayacak irilikte

Yansımalar tutmuş bütün sahili

Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var

Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil

Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil

Çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili


……………………

Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ağlardım

Beni sevmiyordun bilirdim

Bir sevdiğin vardı duyardım

Çöp gibi bir oğlan, ipince

Hayırsızın biriydi fikrimce

Ne vakit karşımda görsem

Öldüreceğimden korkardım

Felaketim olurdu ağlardım

……………………


Ne kadınlar sevdim zaten yoktular

Yağmur giyerlerdi sonbaharla

Bir azıcık okşasam sanki çocuktular

Bıraksam korkudan gözleri sislenir

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular

Böyle bir sevmek görülmemiştir

………………….

Kimi sevsem sensin / hayret

Sevgi hepsini nasıl değiştiriyor

Gözleri maviyken yaprak yeşili

Senin sesinle konuşuyor elbet

Yarım bakışları o kadar tehlikeli

Senin sigaranı senin gibi içiyor

Kimi sevsem sensin / hayret

Senden nedense vazgeçilemiyor



Attila İlhan; “Şiir gelir ve kendini yazdırır, zorlanmıyorum yazarken” demiştir. Bu unutulmaz kült şiirleri kolay yazabilmek inanılmaz. En özel şiirlerinden birisi “Ben sana mecburum” şiiriydi. Onun da bir bölümünü yazmak gerek:



Ben sana mecburum bilemezsin

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum

Büyüdükçe büyüyor gözlerin

Ben sana mecburum bilemezsin

İçimi seninle ısıtıyorum



Doğumunun yüzüncü yılında Attila İlhan’a saygıyla …