Dile kolay...
Baba tarafı olmasa bile, anneleriyle birlikte "DoĞma büyüme KarŞıyakalı" iki erkek evlat bugün, bu kente hizmet yarıŞında var olmanın mücadelesini veriyor...
Bir tarafta gazete, diĞer tarafta internet siteleri...
Üstüne de güçlü bir sosyal medya...
Dahası da var: Sivil toplum kuruluŞları ve spor kulüpleriyle...
Tebrik ediyorum ikisini de... Babalarını geçti, geçecekler...
Mertçe... YiĞitçe... BileĞinin hakkıyla, namuslarıyla, boĞazlarından haram lokma geçmeden, düŞe kalka, bir yerlere gelmeye çalıŞarak...
Elbette tecrübe için daha "çok fırın ekmek" yemeleri gerekecek.
ÇoĞu zaman düŞünüyorum da; acaba onlar benim oĞlum olmakla Şanslı mı, yoksa Şansız mı?
Tanınan babasın oĞlu olmak, asla onların suçu olmamalı...
YaŞam, herkes için ayrı...
Ne derler bilirsiniz: "Her koyun kendi bacaĞından asılır..."
Bu belediye baŞkanı için de aynı...
XXX
Bugün için "Üç S" çok önemli...
Bir de "tecrübe..."
"Üç S" nedir?
Spor, Siyaset ve Sivil toplum örgütleri...
Bunları bir araya getirip, tecrübeni de konuŞturduĞun an, senden güçlüsü olamaz.
Bilgi, birikim, cesaret, atılım ve geleceĞi görmeyi de eklediĞin zaman iŞte sana son söz:
"Bundan iyisi Şam'da Kayısı..."
XXX
Bazı insanlar vardır, Şanslıdır.
Bazıları da bulundukları yer için bir Şanstır...
"ArkadaŞım" diye demiyorum... İnanın bazen çok da kızıyorum. O da bana kızıyor.
Ama birbirimizi asla kırmıyor. EleŞtirilerimizi hep yapıcı yönde kullanıyor ve "bu kente daha iyi hizmet için verdiĞi kavga"ya ortak oluyoruz... OlacaĞız da...
Kimden söz ettiĞimi pek ala anladınız...
Belediye BaŞkanı Cevat Durak'tan...
Gerçekten KarŞıyaka için bir Şans...
TanıdıĞım günden bu yana... Ki; kısa bir zaman da deĞil...
O gün, bugün hep "YaŞadıĞı kent KarŞıyaka" için proje üretip duruyor...
Bazen takılıyorum:
"Senin özel hayatın yok mu?"
"Al eŞini, gez... Dinlen biraz..."
"Torunlarınla da vakit geçir..." diyorum da...
Dinleyen kim?
"KarŞıyaka Sevdası" bu olsa gerek!
Bunu KSK'yi tutanlarda görmek olası...
Nasıl bir aŞk, nasıl bir tutku, nasıl bir sevdadır...
Anlatılmaz...
Ancak yaŞanır...
Cevat Durak da da öyle...
"KarŞıyaka Sevdası"yla yaŞıyor... Gecesini gündüzüne katmıŞ, "Daha fazla hizmet... Yapacaklarımız var. Bu kentte borcumu ödemeliyim. ÖdeyeceĞim" diyor...
Ve bir dönem daha istiyor...
XXX
Eskiler çok iyi bilirler...
"Alaybey Sahili" dediĞinizde "Orası mı, cennet" diye baŞlar ve keyifle güzelliklerini anlatırlardı...
Nuran EniŞtemin kulakları çınlasın. "OĞlum, biz Alaybey Sahilinden denize girer tersanenin orada yüzerdik..." diye anlatıp dururdu, çocukluk günlerini... Ben de imrene imrene dinlerdim...
KarŞıyaka'ya ilk geldiĞim günlerde denize girenleri göremedim ama denizle buluŞup da "akŞam sefası"nda keyf çatanları, çekirdek çıtlatanları ve sahilin keyfini çıkarıp, güneŞin batıŞını seyredenleri çok gördüm... AkŞamları da yemek sonrası çay masalarındaki sohbetlere inanın doyum olmaz, vakit nasıl geçmiŞ gece yarısının olduĞu ayın tepeye varıŞıyla anlaŞılırdı...
Sonraları cazibesini yitirdi Alaybey... Çay Bahçeleri teker teker kapandı... Adeta el ayak çekildi...
Yıllar birbirini kovaladı... Anıttan sonra Alaybey Tersane'ye kadar olan alan "gitsen de olur, gitmesen de..." misali adeta kaderine terk edildi...
Cevat baŞkan bir hamle yaptı... Çayevi açtı. KarŞısına Kıyı Kanunu çıktı... 2. Hamle, 3. Hamle derken... Geçenlerde bir telefon: "BaŞkan Tersane Cafe'de bekliyor..."
İyi ki gitmiŞiz...
YürüyüŞ alanı, havuz, botanik park, yeŞil alan, çocuk bahçesi, spor aletleri ve üzeri açılır kapanır tesis... Her Şey harika olmuŞ...
Alaybey, adeta denizle yeniden buluŞmuŞ...
XXX
Demek ki insan isteyince yapıyor.
"Neden bu güne kadar yapmadın?" diyecektim...
Anlattı Cevat BaŞkan:
"Ah... SöyleyemediĞimiz, anlatamadıĞımız, ifade edemediĞimiz, anlatmak istemediĞimiz, engellendiĞimiz, kösteklendiĞimiz, çelme takıldıĞımız o kadar çok Şey var... Bunca karŞı koymalar bizi alıkoymadı. KarŞıyaka'yı deĞiŞtirdik. YaŞanacak bir kent haline getirdik. Daha yapacak çok iŞimiz var. Her Şeye kulak tıkadık. Anlımız ak. Yukarıda ALLAH var. Her Şeyi görüyor. Odamızdan müfettiŞler eksik olmuyor. Şikâyetle gelen, teŞekkürle gidiyor..."
XXX
Malum daha aday açıklanmadı. Aday adayları da kalabalık.
"Durum nedir?" dedim.
"ÇalıŞmaya, hizmete, açılıŞlara aynen devam... KarŞıyaka'da son yüz gülünceye kadar çalıŞacaĞız... " cevabını verdi...
Çayları yudumlarken, üzeri yanmıŞ fırında sütlaç da ısmarladı, baŞkan... İzninizle "sütlü tatlıdır, perhizi bozmaz" diyerek kaŞıklayayım... Siz de soluklanın. Sohbete gelecek yazıda devam ederiz...
BİR ÖNCEKİ YAZININ LİNKİ:
http://www.kimseduymasin.com/koseyazisi-422-ALAYBEY-DENIZLE-BULUSMUS.html