Onları rahmetle anarken bu vesile ile Türkiye’deki kıŞ sporlarına Şöyle bir bakmak yararlı olur diye düŞündüm.
1950’lerde kayak ve kıŞ sporlarından söz edildiĞinde hemen “1936 da Garmisch Partenkirchen de kayakçılarımızın kaybolduĞunu” söylerlerdi. İlerleyen yıllarda kayak da gönüllüler ortaya çıktı. Bunların baŞında rahmetli Asım Kurt gelir. Özellikle alp kayaĞında Avusturya ekolünü benimseyip o günlerde bize göre yıldızları yetiŞtirme savaŞını vermiŞti. Yardımcısı Gültekin Çekiyi de unutmamak lazım.
Fakat o yıllarda Türkiye de batı ülkelerinde olduĞu gibi uzun pistlerimiz yoktu. KıŞ sporları tesislerimiz yoktu. Yerli kayak takımlarını Erzurum AĞır Bakım yapmaĞa uĞraŞmıŞtı. Türk takımı Lillehammer de olduĞu gibi (tek bir sporcu katıldı) az sporcu ile ve son dönemlere kadar yalnız alp stilinde yarıŞan sporcularla olimpiyatlarda yer aldı. İlerleyen yıllarda mukavemet dalı ilk defa AĞrı bölgesi o günün bölge müdürü Salih Zeki Özdemir ile öne çıktı. Sonra diĞer illerde sporcular yetiŞti. Sochi’ye ise Şimdi ilk defa buz dansında da katılıyoruz. Türk sporunda Erzurum da KıŞ Universiad’ını yapmamıza ve tesislere raĞmen curlingde, buz hokeyinde, buz dansında ilerleme kaydederken ne alp, nede mukavemet dalında istediĞim kalitede sporcu yetiŞtiremedik. Sochi’deki 6 Türk sporcusu 2014 için çok azdır. KıŞ sporlarını bir sosyete eĞlencesi olarak görenleri bir yana ayırıp, rahmetli Asım Kurt’un baŞlattıĞı gibi topyekun bir seferberliĞe ihtiyacımız var. Artık kıŞ olimpiyatlarında hiç olmazsa ilk 10’a giren Türk sporcuları olmalı. Bu ülkede artık SPOR deyince profesyonel futbolu aklına getirenlerden kurtulmamız lazım. Yinede bayraĞımızın Sochi de dalgalanması bir mutluluk. TeŞekkürler çocuklar……