Benim yetiŞtiĞim Bab-ı Ali’de özellikle spor yazarları arasında çok sıkı kardeŞlik baĞları vardı. Biri baŞarılı olsa, kendileri olmuŞ gibi sevinirlerdi.
Bunun zamanla azaldıĞını görüp üzülüyordum.
ÖrneĞin bir yarıŞmada ödül kazanların içinde kendi yazarları varsa gazeteler yalnız onları yazıyor, diĞerlerini yok sayıyorlardı. Bu kara zinciri geçen hafta Bab-ı Ali’nin genç gazetelerinden olan Haber-Türk Spor servisi kırdı.
Türkiye Spor Yazarları DerneĞi’nin yarıŞmasında hem kendi arkadaŞlarını onore ettiler, hem de yarıŞta derece alan tüm spor yazarlarına yer verdiler.
İŞte beklediĞimiz buydu.
Ben bunu düŞünen ve uygulayanları kutluyorum.
Bana göre, en büyük ödülü bu düŞünce yapısı kazandı.
Ülkemizde baŞaranlarla birlikte sevinmek,üzülenlerle üzülmek bir erdemdir.
Nasıl ayni bayraĞın altında, aynı vatanın baĞrında isek bunun göstergesi “ben deĞil biz” demektir. Bu alkıŞlanacak örneĞi herkes almalıdır. KiŞilere, gruplara, takımlara, partilere, ülkelere bakarken, deĞerlendirmeyi de böyle yapmalıyız. BaŞarıların kıskanmadan hakkını vermeli, hata yapanların yanlıŞlarını açıkça söylemeliyiz.
Tanrı da böyle buyuruyor “Hiç bilenlerle, bilemeyenler eŞit olur mu?” Biz bilenlerin tarafında olalım.