Bu platformun bildirgesini yazma görevi deĞerli Oktay Gökdemir hocaya verildi ve o da hepimizin altına imza attıĞı bir bildirge yazdı ve paylaŞtı. Amacımız örnek bir platform oluŞturmak ve tartıŞmak, tartıŞmak. DoĞruları söylemek. DoĞru yapana destek, ama kenti rantçılara teslim etmek isteyenlere de köstek olmak. DesteĞinizi bekliyoruz.
BUCA BAĞIMSIZ KENT GÖZLEMCİLERİ PLATFORMU KURULUŞ BİLDİRGESİ
BilindiĞi gibi ülkemizde özellikle 1950’lerden itibaren baŞlayan hızlı ve çarpık kentleŞme olgusu baŞta birçok metropol kentimiz olmak üzere, Türkiye kentlerinin ciddi kimlik sorunları ile karŞı karŞıya kalmasına neden olmuŞtur. İçinde bulunduĞumuz dönemde kentler artık etnik, dinsel ve kültürel açıdan çok çeŞitlenmiŞ bir yapıya sahipler. Hiç kuŞkusuz, bu farklılıkları yalnızca bir sorun olarak gören kentler ile çeŞitliliĞin getirdiĞi zenginliĞi ve potansiyeli deĞerlendiren kentler birbirlerinden çok farklı geliŞme süreçlerine yerleŞmektedirler. Gerçekten de içinde bulunduĞumuz dönemde kentlerimiz, geçmiŞtekinden çok daha geniŞ ve yoĞun iliŞki aĞlarının ortasında kalmaktadırlar
Kentlerimizde çoĞunlukla birer yabancı gibi yaŞıyor, çocuklarımızı ve gençlerimizi ise çevrelerine daha da yabancı kılacak bir biçimde yetiŞtiriyoruz. Gerçekten de Türkiye kentlerinde yaŞayanların çok büyük bir bölümü yaŞadıkları kenti tanımamaktadırlar. Bu anlamda kentsel arazinin büyük rantlar saĞlaması, kentlerimizin tarihi siluetini, mahalle ve yapı ölçeĞindeki birikimlerini rant çevrelerinin doymak bilmez iŞtahlarına, tüketiciliĞin yoz ve sıĞ yaŞam anlayıŞına terk etmektedir. Bunun doĞal bir sonucu olarak binlerce yılın maddi ve manevi kültürel mirasları bu kentsel talanın içinde yok olup gitmektedirler
Gerçekten de günümüzün modern kentleri artık kar ve sermaye birikiminin adresleri olarak görülüyorlar. Evet, kentlerimiz büyüdükçe insanlar ve insani deĞerler küçülüyor… mahalle ve sokaklar kayboluyor ...komŞuluk iliŞkileri ve esnaf kültürü erozyona uĞruyor. Yanı baŞımızda duran devasa tarihsel ve kültürel birikimden bir haber yaŞıyoruz çoĞunlukla.. Gökyüzüne meydan okurcasına yükselen gökdelenler aslında hayatımızı otelleŞtiriyorlar... Avm'ler, cafeler, mega marketler ve oteller buluŞma ve gezi yerine dönüŞmüŞ durumda. BüyükŞehirlerde yaŞam artık üçgen bir akvaryum içerisine sıkıŞmıŞ ve kentlerimiz "tutunamayanlar" ile "tutuĞunu kopartanlar”ın adresine dönüŞmüŞ. Kentler onları illüze ederek hayalleri(!) ni de büyütmüŞ. Ve gittikçe "yetinemeyenler" topluluĞuna dönüŞmüŞler. BüyükŞehirleri, onların metropol ilçelerini kaoslaŞtıran tek amaç ise; para... her ne pahasına olursa olsun kazanma hırsı ise hepimizi; betonlaŞan kent yıĞınlarına mahkum olmamızı saĞlıyor... oysa tükettikçe ,hem kendimizin hem de kentlerimizin tükendiĞinin farkında mıyız.?
İŞte bu yüzden "Buca BaĞımsız Kent Gözlemcileri Platformu” nu oluŞturduk. Amacımız, imar rantlarına teslim olmamıŞ, doĞaya saygılı daha yaŞanılası bir kent, marka deĞil ama kimliĞi olan bir kent. İlkemiz, 500 bine yaklaŞan nüfusuyla Buca’yı bu neo-liberal kentsel talandan kurtarmak. Buca üzerine düŞünmek, projeler üretmek, kentli hakları konusunda farkındalık yaratmak düŞüncesiyle bir araya geldik. Bizler, Bucalılık kimliĞi yaratma sevdasıyla yola çıktık. Yerel demokrasiyi güçlendirecek bir sivil insiyatifiz. Kentsel rantın, Buca’da yaŞayan tüm insanlar için, kentli yararına kullanılması temel hedefimizdir. KiŞisel rantlara, beton yıĞınlarına teslim olmayan bir Buca özlemi, inancı ve kararlılıĞıyla yola çıktık. Ütopyamız, hayalimiz bu...Lütfen destek olun!.
Kendinize ve kentinize sahip çıkın, Zira kentler onlara sahip çıkanlarındır…