Şimdi ben, “nereden baŞlayayım” diyorum kendi kendime…
Hani derler ya; “Deveye sormuŞlar boynun neden eĞri?” diye.
Cevap vermiŞ: “Nerem doĞru ki…” diye!
Gerçekten de doĞru.
Tire’deki olayların neresinden yazmaya baŞlasak acaba?
Tire Özel Bilgi Koleji-Altay maçını izledikten sonra, hava alalım diye dıŞarıya attık kendimizi…
A… O da ne?
Bostanlısporlu basketbolcuların hepsi ortada duruyorlar.
Sordum: “Neden soyunmadınız?”
Soyunma odası yokmuŞ… Altay’ın giyinmesini ve odayı boŞaltmalarını bekliyorlar.
Hoppala… Tire Spor Salonu’nda odadan bol ne var ki…
MeĞer odaların hepsi doldurulmuŞ… Kiminde futbolcular soyunuyormuŞ, diĞerleri de belediyenin diĞer ekiplerine tahsis edilmiŞ. Elbette, salon GSGM’den belediyeye geçince….
TBF görevlisi, “biraz geç baŞlayacaĞız. BaŞka çaremiz yok. Ben raporuma yazdım. Zaten ambülansta gelmedi. Onu da bekleyeceĞiz” dedi.
Maç yarım saat geç baŞladı…
Aslında ambulansın orada olması lazım ama, futbol maçı nedeniyle görevli AKS oradaymıŞ… “Bir Şey olursa haber verin sahadan salona hemen gelirler” demiŞler… İlk maç bu nedenle ambülânssız oynandı, sizin anlayacaĞınız…
İzmir’de olsa, hemen ceza!.. Biz de bastırıyoruz peŞin 300 TL’yi. Ne olur ne olmaz diye de; yarım saat önce getirtiyoruz…
Neyse… Maç 30 dakika gecikmeyle baŞladı…
İlk periyot, ikinci periyot, devre arası her Şey harika…
Ne olduysa son anlarda oldu… İzmir’den gelen KarŞıyakalı gençlerden birisi meŞhur “Biz KarŞıyakalıyız….” Diye baĞırdı ve ardından da diĞerleri “Kaf Kaf” çekti…
Sen misin baĞıran… Sen misin Kaf-Kaf çeken… Elinde copla birisi adeta uçtu tribünlerden bizim Şube yöneticilerinden Atakan’ın üzerine ve coplamaya, vurmaya baŞladı…
Bu arada da “Susturun Şu ………… Çocuklarını...” sözlerinin geldiĞi yere baŞımı bir çevirdim ki ne göreyim; Tire Belediye BaŞkanı Tayfur Çiçek…
OĞlum Mert ve bacanaĞım Arsoy, “sen yeni ameliyatlısın, ne olur olmaz Şöyle gel” diye beni kıyıya çekerken, Tayfur Çiçek’in baĞıra çaĞıra KarŞıyakalı gençlerin bulunduĞu bölüme doĞru hızla giderken, yanındaydım, “baŞkan boŞ ver, yerine otur” dedim ama duymadı bile…
Kırmızıyı görmüŞ azgın boĞa misali… Kimi dinler ki… Zaten iri kıyım…
BaŞkanlarının seyircinin üzerine yürüdüĞünü gören ve iŞaretini alan belediye çalıŞanları da saldırdı gençlere…
Bir anda tribünler karıŞtı. Sahadaki özel güvenlik müdahale de edemedi. Oyun 20 dakika durdu. Polis geldi ortalık yatıŞtı ama… Olan Bostanlıspor’a oldu ve maçı kaybetti…
“Türk Sporu” ve basketbolumuz adına utanç verici. Belki her salonda, her stat da olan olaĞan olaylar diyeceksiniz…
Ne var ki; bir belediye baŞkanına hiç ama hiç yakıŞmadı.
ÇocuĞu Tire’de oynayan, Tire’de ikamet eden bayanın yanındaki polise söylediĞi “Kavgayı belediye baŞkanı çıkardı” sözleri her Şeyi özetliyordu...
İnanın bayanın bu sözlerinin üzerine, bir tek harf koyulmaz…
Yazık… Çok yazık!..
Sen yarın hangi yüzle o bayanın karŞısına oy istemeye çıkacaksın?
Maç sonrası Bostanlıspor soyunma odalarının sularını kesmek ise; sayın çok bilmiŞ salon müdürü kulakların çınlasın; ilk çaĞlarda kalan bayat bir yöntem… Hele hele “sigortası atmıŞ” mazeretine ne derler biliyor musun?
Sen güngörmüŞ biriysen, onu da bilirsin!..
Eski bir basketbolcu olan, antrenörlerin yanında bençe çıkarak takımı yönetip taktik veren ve Tire’nin 2.Ligden düŞtüĞü yıl antrenörlüĞünü yapan belediye baŞkanı Tayfur Çiçek, olayları hiç ama hiç abartmıyorum. Belki daha aĞır yazmalıydım ama… “Çiçek BaŞkan” söylediklerini duyan o kadar çok insan var. Hepsi seni ayıpladı.
“Ayıp” kelimesini bilmiyorsan bilemem…
En kutsal mesleklerden birisi olan öĞretmenliĞin en anlamlı bir zamanında, “ÖĞretmenler Günü”nde, senin gibi emekli bir öĞretmene yakıŞtı mı?
Sen böyle mi kutluyorsun, bayramını?
Kendine yakıŞtırıyorsan, ona da bir Şey diyemem!..
Yine de senin “ÖĞretmenler Günü”nü kutluyor ve diyorum ki; “ÖĞretmenler hatalar karŞısında özür dilemesini de öĞretmiŞtir… Senin 24 Kasım’da KarŞıyaka GençliĞine ve Bostanlıspor Basketbol Camiasına özür borcun var. Bunu öde!..”
GeçmiŞte basketbol adına yaptıĞın güzellikler de yok deĞil. Ama vukuatın da çok!..
İnŞallah bu sonuncusu olur…