Yarın sabahtan itibaren Eylül'ü de ortalamıŞ olacaĞız. Nemli ve sıcak yaz aylarında neler neler yaŞadık. Kimbilir daha neler yaŞayacaĞız.
3 Gün önce AldıĞım çok Acı ve Hüzün dolu bir haberle sarsıldım. En az yarım asırdır tanıdıĞım ve çok deĞer verdiĞim, emsalsiz ve müstesna kiŞilik, Müzikoloji Üstadı ve muhteŞem bir sesin sahibi İSMET YAZAR'da hayata veda etmiŞti. İsmet Yazar'ın kaybı ile çok "ayrıcalıklı bir İZMİR'liyi ve de muhteŞem bir "kaf sin kaf" KarŞıyaka'lısını da" kaybetmiŞ olduk. Çok mükemmel özellikleri olan çok farklı bir Şahsiyetti. YaŞamı boyunca maddi deĞerlerden ziyade manevi deĞerlerin sahibi oldu. İsteseydi sahip olduĞu sanatsal deĞerleriyle trilyonlar kazanabilirdi. Asla para pul peŞinde koŞmadı. Dil lugatında <hayır> diye bir sözcük yoktu. Tüm hayır ve yardım kurumlarının gönüllü sanatçısıydı. Hayır Kurumlarına destek için çıktıĞı konserlerden para, hediye vs. almadıĞı gibi, o kurumlara bir de "baĞıŞlar" yapardı. Müzik ve Ses Usül Altyapısı çok saĞlamdı. Babası Hafız Bekir Sıtkı Yazar tarafından yetiŞtirilmiŞti. Çok güzel mevlüd ve kuran da okurdu. Kendine özgü ayrıcalıklı bir "kur'an ve mevlüd üslubu" vardı. Ödünsüz ve vazgeçmez bir ATATÜRK CUMHURİYETÇİSİ'ydi...Atatürk AŞıĞıydı. Çok saĞlıklı Genel Kültüre ve TSM bilgisine sahipti. Nota-usül ve müzik adap bilgisi ile herkese örnekti. Mütevazi, alçak gönüllü, vefalı, kadirŞinast ve tevazu sahibiydi. Benim BaŞkanı olduĞum İZMİR İL FAKİRLERİNE YARDIM DERNEĞİ'mizin 40 yılık aktif üyesi ve 34 yıllık Yüksek İstiŞare Kurulu Üyesi'ydi. Çok iyi dosttuk. Çok Şeyler paylaŞtık. İzmir'in eski Belediye BaŞkanlarından İhsan Alyanak ile Osman Kibar'ın en iyi dostuydu. Dr. Behçet Uz'un en beĞendiĞi ses'di. Mazhar Zorlu'nun kadim dostuydu. Yusuf Nalkesen ile Avni Anıl'ın eserlerini emanet ettiĞi yegane yorumcuydu. Herkesle-Hepimizle mükemmel ötesi iliŞkileri vardı. Yalan, dedikodu, kıskançlık bilmezdi. Onun her Şeyi; EŞi, kızları, OĞlu ve torunları idi. Örnek bir Aile Babası'ydı. Daha yazacaĞım o kadar çok Şey var ki. Çok üzgünüm. Tesellisiz ve telafisiz bir acı içindeyim. Allah rahmetini esirgemesin. Ailesine ve tüm Sevenlerine <baŞsaĞlıĞı> diliyorum. İsmet AĞabeyimi herhalde çok arayacaĞım. İsmet Yazar AĞabeyim den 2 gün önce de yine müstesna bir KarŞıyaka'lı olan AYBARS GÖKALP'i 73 yaŞında SoĞukkuyu'da topraĞa verdik. Ayhan Gökalp'in öz aĞabeyi ve hepimizin de aĞabeyi sayılan Aybars Gökalp, <Alsancak Kervan ve Haraçcı Pasajları'nda ki "Amerikan Pazarları Esnafları"nın> en sevilen kiŞisiydi. O da iyi yürekli, yardımsever, mütevazi ve paylaŞımcı bir kiŞilikti. IŞık içinde yatsın. Ruhu Şad olsun...
Bu Gün de; 15 Eylül 2013... Benim için çok önemli bir gün. Benim en çok beĞendiĞim ve en çok SevdiĞim "toplumcu gerçekçi, Türk Romancısı ve oyun yazarı" olan, romanları öyküleri filmleŞtirilmiŞ yazarımız Orhan Kemal'in 99'ncu DoĞum Günü... Asıl adı Mehmet RaŞit ÖĞütçü olan Orhan Kemal, 99 yıl önce 15 Eylül 1914 günü Ceyhan'da doĞmuŞtur. Babası Birinci Meclis'e Adana'dan Milletvekili SeçilmiŞ Bakanlık da yapmıŞ Abdülkadir Kemali Bey'dir. En çok etkilendiĞi kiŞi ise aydın bir Türk Kadını olan Annesi Azime Hanımdır. Orhan Kemal, küçük yaŞlardan itibaren düŞünce ve inançları nedeniyle büyük sıkıntılar yaŞamıŞtır. ÖĞrenimini orta sondan terk etmiŞtir. İŞçilik, dokumacılık, ambar memurluĞu, katiplik gibi iŞlerde çalıŞarak yapıtlarına konu olan ilginç ve renkli hayatını tüm ayrıntılarıyla öĞrenmiŞtir. Sanat yaŞamının yönlendirilmesinde ise Bursa Hapishanesi'nde tanıŞtıĞı Nazım Hikmet Ran'ın önemli katkıları olmuŞtur. Orhan Kemal ile yıllar önce Milliyet için söyleŞi yapmıŞ, onunla tanıŞıp dost olmuŞ, birlikte semaverden çay içmiŞ ve nargile fokurdatmıŞ bir kiŞi olmanın onur ve gururu içindeyim. OĞlu IŞık ÖĞütçü tarafından da hiç unutturulmayan Orhan Kemal AĞabey'imin Ben en çok; "Kötü Yol, Hanımın ÇiftliĞi, Evlerden Biri, Baba Evi, Avare Yıllar" gibi eserlerini, tüm tiyatro oyunlarını ve çekilmiŞ filmlerini, ayrıca tüm Şiirlerini çok severim. 43 yıl önce 2 Haziran 1970 günü yitirdiĞimiz Orhan Kemal Usta'mızı her yıl İzmir'de 2 kez, hem doĞum gününde hem de ölüm yıl gününde mutlaka anıyoruz. Her yıl olduĞu gibi, Bu yıl da sabah saatlerinde ORHAN KEMAL Ustamızı, İzmir Pasaport'da ki sahil kahvelerinde "İzmir'i Sevenler Grubu Dostlarımla" buluŞarak ve boyoz - yumurta - gevrek - peynir ve çay ile anacaĞız ve Orhan Kemal'in 99'ncu yaŞını kutlayacaĞız. Çünkü O İstanbul Meserret'de bu tür kahvaltıları çok severdi. Ahhh bir de Orhan Kemal'in Semaveri de elimizin altıda olsaydı. Ancak Ben Sancar Maruflu olarak mutlaka tömbeki'li nargile fokurdatacaĞım. Ve de Orhan Kemal'in öykülerini okuyacaĞım....
Hemen söyleyeyim. İzmir BüyükŞehir Belediyesi'nin kentteki tarihi yapıların korunmasını özendirmek amacıyla bu yıl 11'nci kez düzenlediĞi "Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri"nde, Foça'da yaŞayan KarŞıyaka'lı Edebiyat Çınarımız Tarık Dursun Kakınç'a "İzmir'e Katkı Ödülü" vermeyi düŞünmesini ilgi ve takdirle karŞıladım. Aziz KocaoĞlu BaŞkanımı ve Juri Üyelerini özellikle kutluyorum ve teŞekkür ediyorum.
İzmir BüyükŞehir Belediyesi'nin her yıl "9 Eylül'lerde" yayınladıĞı "Kent Kitapları" konusunda ise APİKAM'da ki tanıtım törenine katıldıĞım halde ancak kitaplardan kalmadıĞı için edinemediĞim ve kitapları göremediĞim için hiç bir Şey söyleyemeyeceĞim. 33 yıl önce büyük sıkıntılar yaŞadıĞım 12 Eylül Darbesi'nin yıldönümünde, Ben; İhsan Alyanak BaŞkanımı ve İzmir için çalıŞmıŞ binlerce emekçiyi hatırladım. İzmir'in efsane Belediye BaŞkanı İhsan Alyanak'ın tam da baŞarılı kentçilik hizmetlerini zirveye taŞıdıĞı ve doruĞa yükselttiĞi günlerde 1402 sayılı sıkıyönetim yasasıyla ve bir kaĞıt parçası ile görevinden alınmasını ve hizmetlerinin engellenmesini aradan 33 deĞil 50 yıl da geçse asla unutamam. Kendimin de çoluk çocuk iŞsiz kaldıĞımı, Bana sahip çıkan İsmail Sivri AĞabeyimi ve Bana hemen iŞ vererek Beni onare eden, Yeni Asır'ın ve Dinç Bilgin'in iyiliklerini nasıl unutabilirim. Kökeni Gazeteci olanlara zor günlerinde en büyük destek yine kökeni Gazeteci olanlardan geliyor... Bu yıl İzmir'imizin emperyalist iŞgalden kurtarılıŞının 91'nci Yıldönümünü önceki yıllardan çok farklı olarak, daha düzenli ve daha organize etkinliklerle kutladık. İzmir BüyükŞehir Belediyesi ve en baŞta KarŞıyaka, Bornova, Urla, Balçova, Narlıdere, Gaziemir Belediyeleri olmak üzere, tüm Belediyelerimiz, Ege Ordu ve İzmir Garnizon KomutanlıĞı, Türk Hava Kuvvetleri, Süvari Birliklerimiz, Ege ve Dokuz Eylül Üniversiteleri, tüm Sivil Demokratik Kitle Örgütleri üzerlerine düŞenleri fazlasıyla yaptılar. Renkli ve coŞkulu, çoĞu kaliteli törenlerin tamamına yakınını bizzat katılarak yaŞamıŞ olmama raĞmen, bu yıl da en çok keyif aldıĞım olay; Kemeraltı'nda 2'nci Beyler SokaĞı'nda ki "Hürefe Matbaa ve Antika Galerisi" önünde, Cem Üsküp ve kardeŞlerinin geleneksel çaĞrılarıyla 49'ncu kez katıldıĞım "Ege'de ve İzmir'de "Efe ve Zeybek Kültürünü YaŞatanların" periyodik buluŞmaları oldu. Orijinal ve otantik giysileriyle yüzlerce efe'nin 2'nci Beyler SokaĞında zeybek ve harmandalı oynamaları herkesin dikkatini çekti. BeĞenisini kazandı. Ancak; gündem doluluĞu nedeniyle böylesine tarihi ve görkemli bir olayı medyamız maalesef görüntüleyemedi. Yakında facebook sayfalarımda yansıtacaĞım görüntüleri görünce herkes haklı olduĞumu görecek. İnŞallah gelecek 9 Eylül'de 50'nci yılımızı kutlayacaĞız. Bu yıl ki "9 Eylül İzmir'in KurtuluŞ ve zafer Günü" kutlamalarına gölge düŞüren ve çok üzüldüĞüm en önemli olay da Ak Parti'li bir grubun "Dünya İzmir'liler Günü" adı altında İzmir'in merkezinden oldukça uzak bir bahçede, tamamen kendi yandaŞlarıyla alternatif ve çakma bir kutlama töreni düzenlemeleri oldu. En çok ŞaŞırdıĞım ise; Sayın Valimizin de orada bulunması oldu. Sayın Valimiz, İzmir'de henüz çok yeni. Tecrübesine ve bilgisine inanıyorum. Ancak İzmir'imiz Diyarbakır'dan oldukça farklı bir kent. Bence; kendisine İzmir'le ilgili en doĞru bilgileri verebilecek tecrübeli Özel Kalem Müdüresi Engin Süer Hanımefendi ile yine aynen yılları aŞmıŞ İzmir'lilik bilgi ve birikimleriyle; Şair ve yazar Basın ve Halkla İliŞkiler Müdürü Ercan DoĞu'yu çok vakitsiz ve çok erken görevlerinden almıŞtır. KeŞke bu uygulamayı 30 Ekim - 1 Kasım'da yaŞanacak "5'nci Türkiye İzmir İktisat Kongresi" ile "EXPO 2020" oylaması sürecinden sonra, onların da gönüllerini alarak yapmıŞ olsaydı...
Güzel İzmir'imizde Fuar'lı Günler sona erdi. 66 ülkeden ve 34 ilden 839'u yerli, 286'sı yabancı olmak üzere toplam 1.125 firmanın katıldıĞı "İzmir Enternasyonal Fuarı"mız kapılarını kapattı. 29 AĞustos-8 Eylül tarihleri arasında "Herkes için SaĞlık" temasıyla düzenlenen 82'nci İzmir Fuarı'nda partner ülke olarak "Sri Lanka" yı ve onur konuĞu il olarak da "Sinop İlimizi" tanıdık. 82 kez düzenlenen ancak "1923 İzmir İktisat Kongresi" ile birlikte baŞlatıldıĞı için Cumhuriyetimizle yaŞıt olarak, 90 yıllık onur ve gururumuz olan; fuarımızla ilgili olarak eleŞtiri ve Şikayetleri fırsat buldukça sizlere bu köŞeden aktardım. EleŞtirilerimi İZFAŞ Genel Müdürü Dostum Mehmet Şakir Örs'e de bizzat aktarma olanaĞını, "Fuar SöyleŞime" katıldıĞı gün yakaladım. Çünkü Ben, Mehmet Şakir Örs KardeŞimin iyi niyetli, bilgili ve çalıŞkan bir kiŞi olduĞunu zaten biliyorum. Fuarda bu yıl gördüĞümüz ve yaŞadıĞımız iŞporta çirkinlikleri, görüntü ve gürültü kirlilikleri maalesef kötü niyetli ve rant amaçlı siyasetin çirkinlikleridir. Bazı gruplar her siyasi partiden destekçileriyle İzmir BüyükŞehir Belediyesi yetkililerine siyasi baskı yaptırtmıŞlardır. Böylece o federasyon ya da konfederasyonlar için o kötü tahsisleri yaratarak fuarın en iyi yerlerini ele geçirmiŞlerdir. İzmir Fuarı'nı İzfaŞ A.Ş. düzenliyor. Ancak tokmak baŞkalarının elinde, davul ise İzfaŞ Genel Müdürün elinde. Böyle Şey olmamalı. Şahsen Ben; İzmir Enternasyonal Fuarı'nın da Gaziemir'de düzenlenmesinden yanayım. İhtisas Fuarları'da 3 ya da 4 günlük süresi ile enternasyonal fuar da Gaziemir'de olmalıdır. Bu tarihi bir fırsattır. DeĞerlendirilmelidir.
Kültürpark'da ise her yıl 20 aĞustos-10 Eylül tarihleri içinde 20 gün süreyle; "İzmir Fuarı Şenlikleri" düzenlenmelidir. Kültür, Sanat ve eĞlence aĞırlıklı olmalıdır, örf, adetler, otantik kültürler, el sanatları sergilenmelidir, TOBB ve Meslek Odaları firmaları ile aĞırlıklı katılmalıdır. Özellikle Türkiye'de ki Tüm Vilayetler ve Belediyeler her yıl mutlaka katılıp kendilerini ve hizmetlerini tanıtmalıdır. Sivil Demokratik Kitle Örgütleri ise Türkiye'nin her tarafından gelip katılmalı ve kendilerini tanıtmalıdır. Ulusal Bandolar Arası yarıŞmalar, Kent Orkestraları YarıŞmaları, Müzik - Ses ve Tiyatro yarıŞmaları olmalıdır. Mucit ve yaratıcı deĞerlerimiz ile harika çocuklarımız eserlerini gelip sunmalıdır. Bu organizasyonun konseptini oluŞturmak için Şahsen Ben; gönüllü olarak çalıŞmaya ve hizmet üretmeye hazırım...
Bu yıl yaŞanılan İzmir Fuarı ile ilgili olarak; sonuç olarak Şunu söylemek istiyorum; Benim ve arkadaŞlarımın yönetiminde ki Sivil demokratik Kitle Örgütleri olarak Biz, Bizlere verilen görevleri baŞarıyla yerine getirdik.
İzmiri Sevenler Platformu, Ege Kültür Platformu ve 107 Dernek ve Vakıf olarak; bizlere tahsis edilen İsmet İnönü Kültür Merkezi sokaĞında ki "Dıgıl Sanat Bahçesi"nde her akŞam etkinlikler düzenledik. Sergiler açtık. Kaliteli Konserler sunduk. "Sancar Maruflu ile Fuar Sohbetleri" nde 10 gün içinde 32 önemli konuk konuŞtu. Yüzlerce ziyaretçi aĞırlandı. Gazeteci - Yazar ve Şair Okan Yüksel ve Organizasyonlar Direktörümüz Tayfun Pezek üzerlerine düŞenleri fazlasıyla yerine getirdiler. Herkese teŞekkür ediyorum. Ancak Şunu da söyleyeyim; ödeneksiz yapılan tüm bu hizmetler için sadece arkamızdaki Karadeniz Gürültüsünü bastıracak ses düzeni ile sandalye ile masalar için 35 Bin Lira borçlanmak zorunda klaldık. İŞte Fuar maalesef bu. Kimi adamını buluyor "rant" elde ediyor. Kimisi de Bizler gibi borç bataĞına batıyor... Hepinize iyi bir hafta sonu diliyorum. Sevgi ile hepinizi kucaklıyorum...