Tarım, Gıda ve Hayvancılık BakanlıĞı bıçak altına yatacak 1,5 milyon büyük, 3,5 milyon küçükbaŞ hayvan olduĞunu ilan etmiŞti.
Kaçı kurban edildi, ne kadarı elde kaldı?
Önümüzdeki ay ortaya çıkar.
Piyasa havadislerine bakılırsa…
Pazarlarda çoĞu satıldı.
Fiyatlar da cazipti.
*
Daha kesimin dökümü yapılmadan savaŞ tamtamları gibi feryatlar baŞladı.
“ Yerli hayvan bitti”
Karkas etin kilosu 17 liradan 18 TL’ye çıktı.
“ Bayramda hayvan kurbandı, yılsonunda millet olacak kurban” yuvarlamaları türedi.
Bu demektir ki…
İthal et özleniyor.
Et ithalatçıları lobisi harekete baŞladı.
Bunun ardından…
Fiyatların iyice artacaĞı, vatandaŞın et yiyemeyeceĞi gibi tehdit kokan demeçler yakında gelecektir.
*
Her kurban bayramı sonrası aynı senaryo.
İthalatın acayip bir kazancı olacak ki…
Bir türlü vazgeçilmiyor.
İstenildiĞi zaman gaza basılıyor, istenildiĞinde frenleniyor.
BakanlıĞında planlaması olmadıĞından bu oyun istendiĞi Şekilde hep sahneleniyor.
*
Bugünkü genel tabloda…
Mazot 4,5 TL
Yem pahalı, yemciler acımasız.
Et-süt sanayicisi vicdansız.
İŞçi yok, iŞçilik almıŞ baŞını gidiyor.
Araziler devletin elinde, meralar iŞgal altında.
Devlet desteklerine raĞmen sistem hep çöküyor.
Bir türlü düzelmiyor.
*
Peki, hayvancılık nereye gidiyor?
Son araŞtırma:
HayvancılıĞın yaygın olduĞu 20 ilde 18-60 yaŞ arası en az bir yıl besicilik yapan, en az 6 hayvanı olan, yemi satın alan 1051 üreticiye soru:
“ ÇocuĞunuzun hayvancılık yapmasını ister misiniz?”
Yüzde 93’ünün yanıtı: “ Asla… Tövbe”
*
Sadece yüzde 7 “evet” diyor. Gerekçesi:
“ KomŞulara mahcup oluruz. Damı boŞ, hayvanı yok derler. Tembel sayarlar, iŞsiz güçsüz görürler”
*
Hayvancılık politikasındaki süregelen ve geleceĞe yönelik umut vermeyen belirsizliĞi, benzer fıkrayla süsleyelim:
Hâkim karŞısındaki sanıĞa sorar:
-Nerede yaŞıyorsun.
- Orda, burada.
-Ne iŞ yaparsın?
-Onu, bunu
-Ne yiyip, içersin?
-Ondan, bundan
- PiŞman mısın?
-Şöyle, böyle.
Hâkim dayanamamıŞ:
-Alın götürün, atın içeri.
Adam baĞırmıŞ
- Hey, ne zaman çıkarım oradan?
Cevabı gelmiŞ:
-Bugün, yarın!