YaklaŞık 10 gündür Selanik’teyim. Bana göre hiç bir yer İzmir’imin yerini tutamaz asla ama bu kadar çok benzeyen bir yer olması da hoŞuma gitti.
BulunduĞuım yerin Kordon'dan tek farkı vapur iskelesi olmaması ve yürüyüŞ parkurunun daha dar olması. Bir de bu sahilin sonunda Şehrin sembollerinden biri olan Beyaz Kule var. Osmanlı İmparatorluĞu döneminde inŞa edilen bu kule, Balkan SavaŞları sonunda Şehir Yunanların eline geçince beyaza boyanmıŞ ancak zamanla eski rengine geri dönmüŞ. Şu anda tarihi bir yapı ve müze olarak deniz kenarında bulunuyor.
Mevsimine kadar İzmir bu Şehir. Bir gün kar yaĞdı ertesi gün müthiŞ bir güneŞ vardı ve sahildeki kafelerin tadını çıkarmama izin verdi. GittiĞiniz her restoran veya kafede öncelikle bir ŞiŞe suyunuz geliyor. Suların tadı maalesef çok kötü, suyu çok özledim açıkçası. Damak tadıma en uygun olan su Ioli marka su.
Sıcakkanlılık, yardımseverlik Akdeniz insanı olduĞumuzdan kelli ortak özelliĞimiz elbet Yunanlarla. KonuŞmayı çok seviyorlar, neredeyse herkesin İngilizce bilmesi nedense beni ŞaŞırtıyor. Kendi ülkeme dönüp bakıyorum, Osmanlıca’dan bahsediliyor oysa burada eĞitim seviyesi ne olursa olsun İngilizce konuŞan çok sayıda insan var.
Gelir seviyesi merkeze yaklaŞtıkça artıyor. Buna raĞmen İzmir'de gördüĞünüz kadar lüks arabayı burada görmeniz imkansız. Belki de önem vermiyorlardır diyorum çünkü gerçekten sabahtan akŞama kadar yiyip içiyorlar. Hafta içi bile çoĞu yer dolu. İŞi yok mu bu insanların diyorum çünkü siestaları bitmek bilmiyor. Ne kazanıyorlar ne harcıyorlar derken bir kahveyi bir kaç saatte ancak içtiklerini görünce aslında çok para harcamayı deĞil çok keyif yapmayı sevdiklerini anlıyorum.
İçeride sigara içilen birçok restoran ve kafe görürseniz ŞaŞırmayın sonuçta İzmir'de de böyle diyerek yine bir benzerlik buluyorum. İnsanların tipi, giyimi, hal ve hareketleri gerçekten bize çok benziyor. Hepimiz aynıyız ne güzel diyorum. Bu kadar İzmirli burada neden Yunanca konuŞuyorlar diyesim geliyor hatta öyle bir benzerlik düŞünün.
Bir Cumartesi akŞamımızı Casino'ya giderek deĞerlendiriyoruz. İnanılmaz büyük, inanılmaz kalabalık bir ortam. YaŞ otalaması oldukça yüksek ve herkes çok mutlu görünüyor. Bu arada genel olarak insanlar çok mutlu görünüyorlar, bol kahkahalı, pek güleç suratlar var.
GeldiĞimde ilk görmek istediĞim yer elbette Atatürk Evi idi. Pazartesi günü gittiĞimde ise ziyaret günlerinin Pazartesi dıŞındaki günler olduĞunu öĞrendim. Dönmeden mutlaka gideceĞim ve hislerimi sizlerle de paylaŞacaĞım. Kapıda gördüĞüm bir cümle bile gözlerimin dolmasına yetti.
Her Şeyin baŞlangıç noktası…
Bir umut doĞdu…
Bu iki cümle Türkçe, Yunanca ve İngilizce olarak yazılı.
Selanik’e gelmeyi düŞünenler, dükkanların 14:00'de kapandıĞını unutmayın. Bu durum merkezde farklı tabi ki, siesta zamanı uluslararası markalar açık mesela. Turistik ve merkez olduĞu için kafeler ve restoranlar da açık. ÖrneĞin 23 Şubat Pazartesi günü Ash Monday (Clean Monday) dedikleri dini bayramlarıydı. Bu bayram Rum Ortodoks Kilisesi'nin ilk günü olarak günahlardan arınma amaçlı kutlanan bir bayram. Mesela o gün hiç bir giyim maĞazası açık deĞildi.
Gezi günlüĞümden Şimdilik bu kadar. Michaniona'dan sevgiler.