Bir alt kademesi Lord’dur.
Bizim memlekette, esnek Türkçemizde bin bir anlamda kullanılır.
Parasını saçan hovardaya da denir.
Kaba kuvvetle cebi doldurana.
ÇoĞu kimse köpeĞine bu ismi verir.
“Yiyip, içip, yatıp bir iŞe yaramadıĞı için” genelde tembellere yakıŞtırılır.
EŞcinsel âleminin jargonudur, “ YaŞlı zengin azgınların” lakabıdır.
Genelde kafa yapmak için kullanılır.
Adama, “ Baron” demek kiŞiliĞini yere çakmadır.
Gizli, saklı iŞler yürütenler de Baronluk kapsamındadır.
*
Kıdemli politikacı Konak Belediye BaŞkanı Hakan Tartan, konuyu piŞirdi, yine gündeme getirdi.
‘ Yine’ dememizin sebebi, 18 Haziran 2012’de Milliyet EGE’nin yazı iŞleri kadrosuyla yaptıĞı söyleŞide ilk kez kullanmıŞtı.
SormuŞlardı; “ CHP’nin ihtiyacı ne sizce?”
DemiŞti ki:
“ Bu partinin ihtiyacı huzur, moral, sevgi ve saygı. Şu anda bazı siyaset baronlarının benim BaŞkan Aziz Bey ile kavga etmememden büyük rahatsızlık duyduĞunu biliyorum”
İsteĞini eklemiŞti:
“ İzmir’in baronlarından kurtulmak lazım. Bu baronları herkes bir gün anlayacak…. Her yerde bulunuyorlar. Ve her Şeyi kendilerinin yönettiĞini sanıyorlar”
*
O tarihten bu güne.
Ne baron ortaya çıktı, ne görüldü.
Milletin de baron aramaya hali yoktu.
Herhalde İzmir’in baronları kapalı devre çalıŞtılar, senaryolarını uygulamaya baŞladılar.
*
Tam bir yıl geçti.
BaŞkan Tartan, baronları yine gündeme taŞıdı.
Bu kez söylemi daha çizgili.
“ Partiyi yıpratanlar… Yalan söyleyenler… İnsanları parayla satın alanlar… Baronlarla iŞbirliĞi yapanlar gelir geçer. İzmir de ben de bunlara pabuç bırakmayız”
*
İsim yok, cismi beli deĞil.
Belki, “Arife tarif gerekmez” diye düŞünülüyor.
İsmimiz arif deĞil.
Tarife de muhtacız.
Bu kiŞileri bilelim ki, ona göre tavrımızı alalım.
Bilmeden baronlar arasına katılmayalım, varsa tuzaĞına düŞmeyelim, amacına araç olmayalım.
Baronlarla iŞbirliĞi yapanları da öĞrenelim.
*
Baronlar…
Parti içindeyse CHP’nin meselesi.
Belediyede barınıyorsa yönetimin iŞi.
ÇarŞı-pazarda dolaŞıyorsa ahalinin tercihi.
Basın âleminde ise patronların seçimi.
*
“Baron” her kimse, neredeyse bugün mutlak söylenmeli.
Adı sanıyla teŞhir edilmeli.
Geçen Haziran dillendirdik.
Bu Haziran alevlendirdik.
Bir daha ki Haziran olmaz.
Seçim Mart’ta olduĞuna göre o tarih çok geç.
*
Baronları ve oyunlarını ortaya çıkaralım ki…
Sandıkta tufaya gelmeyelim!