Böyle olacaĞı haftalar öncesinden belliydi.
İzmir’in gururu Göztepe ile KarŞıyaka Şampiyonluk mücadelesi veriyor.
Şimdiki adıyla Süper Lig’e çıkmak için.
İçerde, dıŞarıda demiyorlar, yenip geliyorlar.
Sondan 1 hafta önce karŞı karŞıya gelecekler.
Fikstür böyle diyor.
1981 yılı Mayıs’ının ilk günleri.
Tedbir almak gerek.
Dönemin MHK Üyesi Orhan Cebe, yöneticilik dersi verir.
Türkiye Futbol Federasyonu BaŞkanı Yılmaz Tokatlı’dır.
Allah gani gani rahmet eylesin Orhan Cebe hocam, benim MHK ÜyeliĞi yaptı.
Şampiyonluk düĞümünün ‘O maçta’ çözülebileceĞini tahmin ederek, büyük bir ileri görüŞlülük göstererek, MHK BaŞkan ve üye arkadaŞlarıyla görüŞür.
‘Bu maç İzmir’in maçı, İzmirli hakemler yönetmeli’ der.
* * *
Herkes önce sus pus olur sonra da ısrarı görünce, ‘Tamam’ derler.
Şimdikiler veya son dönemdekiler gibi ‘Aman tepki almayalım, İzmir’den hakem vermeyelim İstanbul’dan, Ankara’dan hakem gelsin yönetip gitsin, baŞımız aĞrımaz böylece, sen saĞ ben selamet’ demezlerdi.
Ellerin taŞın altına sokulduĞu dönemlerdi, o dönemler.
O da mazide kaldı artık.
* * *
O zamanlar hakemi hakem, MHK Üyesi de MHK Üyesi’ydi be kardeŞim.
BeŞ okka, sekizlik kalıp, mangal gibi yürek vardı.
Bir gün Orhan Cebe, Alsancak Stadı’ndaki idmanda, hakem Halil Atalık ile görüŞtü.
‘Bu maçı sana veriyoruz, daha 3 hafta var yardımcıların kimler olsun istersin sen seç’ dedi.
Halil Atalık hoca anında ‘Onur Sorguç ile Muhsin KarabaĞ’ olsun der.
Cebe, ‘Muhsin olmaz Göztepe’de oturuyor’ deyiverir.
Atalık anında karŞılık verir, ‘Hocam ben arkadaŞıma güveniyorum sorun deĞil, çıkar aslanlar gibi görevini yapar formaların renklerine bakmaz’ der.
* * *
O zamanlar öyleydi.
Sıkıyönetim vardı, özgürlük yoktu ama.
Bir hakem, MHK üyesi’ne kibarca, medeni bir Şekilde itiraz edebilirdi.
Kellesi de koparılmazdı.
Niye ?
Çünkü önemli olan kiŞisel kaprisler, doymak bilmeyen ego’lar deĞil.
Futbol’un Oyun Kuralları idi.
Maçın selametle, doĞru düzgün ve adaletli yönetilmesiydi, aslolan.
Tek amaç da tek hedef de buydu.
Gerisi teferruattı ve böyle basit teferruatlarla uĞraŞılmazdı.
Sonuçta, adil bir Şekilde maç yönetilirdi.
Daha ne olsun ?
Hakem niye var ki zaten, bunun için deĞil mi ?
* * *
En azından böyle hayati, tarihsel maçta böyle oldu.
O da deĞerdi doĞrusu.
Cebe, ‘Tamam istediĞin olsun, 3 hafta sonraki maça hazır ol, kimseye söyleme’ der.
Atalık hoca eŞi Nurhan hanıma bile söylemez.
* * *
Yatar, kalkar, antrenman yapar sondan 1 hafta önceki Göztepe-KarŞıyaka maçını düŞünür.
Sayılı günler çabuk geçer.
Göztepe ile KarŞıyaka İzmir’de de deplasmanda da rakiplerini birer birer tokatlar 2’Şer puanla haftayı kapatırlar.
Aradaki puan farkı da haliyle açılmaz, kapanmaz, sabit kalır.
Maçın önemi böylece daha da artar.
* * *
Derbiye hazırlık olsun diye, İstanbul’daki Fenerbahçe-Rizespor maçına verilirler.
Sahaya adım atınca dünyayı unutan Halil Atalık, o an Göztepe-KarŞıyaka maçını da soyunma odasında bırakır.
Tekrar almak için askılıĞa asar.
* * *
Halil Atalık, Onur Sorguç, Muhsin KarabaĞ üçlüsü, Fenerbahçe-Rizespor maçından da baŞarıyla ayrılır.
Atalık biliyordur ama Sorguç ile KarabaĞ bilmez hala, İzmir derbisine çıkacaklarını
PerŞembe günü gelir çatar.
Gazeteler yazmaya baŞlar ‘Asrın derbisine 3 gün kaldı diye.
‘Onurcum, Muhsincim bu hafta Atatürk Stadı’nda beraberiz’ der o kadar Halil hocam.
Çantalarını titizlikle kontrol edip Atatürk Stadı’na giderler.
Bir önceki dönemin ünlü hakemi MüŞfik Talas hakem soyunma odasının kapısında karŞılar.
Görünce Şok olur çünkü o bile bilmiyordur maçın hakemlerinin kim olduĞunu.
MüŞfik Talas ayrıca bu maçta emeĞi çok olan bir gizli kahramandır.
Neden mi ?
Kural bilgisi, anlatım yeteneĞi yüksek, sesi ve diksiyonu da mükemmel olduĞu için.
Maçtan 1 hafta önce her iki kulübümüzün de kapısını aŞındırır.
Futbol Oyun Kuralları’nı aktarır, sakin olmaları konusunda tekinler verir, uyarılarda bulunur.
Etkili de olur, sonuç ortada, olay yok, kan yok, gözyaŞı yok, kırmızı kart yok.
Ambulans vardır sadece bekler, kontaĞın hep kapalı kalır.
Allah razı olsun MüŞfik Talas hocam, saĞlıklar dilerim size.
* * *
MüŞfik hocamın yanısıra 2 gizli kahraman daha vardır o gün.
Dönemin en iyi isimleri Altaylı eski futbolcu Sinek Tahsin lakaplı Tahsin Ürkmez ile Şükrü Soysaç amcalarım, maçın saha komiserleridir, Şimdi 4.hakem gibi.
Takım listelerini, formalarını getirirler.
GüvenliĞin tam alınıp alınmadıĞını kontrol ederler.
Saha içinde görevlilerden baŞka kimseyi almamak için çok gayret sarf ederler.
Canla baŞla çalıŞırlar kısacası, en küçük bir pürüz çıkmaması için.
* * *
Yeri gelmiŞken.
Sevgili abim, emekçi emektar gazeteci üstadım, yuvam haberhürriyeti sitesinin belkemiĞi, Kitap’ın Baba’sı Mesut Tim abimle kafa kafaya verdik harika bir bennar çıktı ortaya.
Tarihi bu fotoĞraf gazeteler de bile yoktur, yaktılar o güzeli dia’larımızı, hakkımı helal etmiyorum.
* * *
Foto Dursun, Dursun Özmen abim de olmasa tek kare fotoĞraf bulamayacaktık.
Allah uzun ömürler versin.
KemalpaŞa’da kedi-köpek bakımına adadı kendini, insanlardan vefa göremeyince.
Gözüne, parmaĞına, deklanŞörüne saĞlık.
* * *
Bennar’da 7 isim var.
3’ünü kaybettik, topraĞa verdik.
* * *
Cihan Yıldırım KSK’li K.Cihan.
Maçın hakemi Halil Atalık, Açık Tribün önündeki, daha az kıdemli yardımcı hakem Muhsin KarabaĞ ile Dursun Özmen abim saĞ, Allah saĞlıklı, huzurlu bir ömür versin.
* * *
Güzel insan, dürüst hakem, adı gibi onurlu hocam Onur Sorguç, KarŞıyaka’nın efsanesi Mastika Ali lakaplı Ali Özel abim ile emektar saha komiseri Şükrü amcam, güzel insan Şükrü Soysaç, Hakkın rahmetine kavuŞtular, mekanları cennet olsun.
* * *
Her Şey hazırdır artık kader anı gelir.
Çıkarlar maça güvenlik önlemlerinin mükemmel olması, futbolcuların da bilinçli, aklı baŞında ve de iyi niyeti olması nedeniyle çok güzel bir maç yönetirler.
* * *
Cebe koŞarak soyunma odasına girer, üçünün de terli alnından öper.
‘Tebrik ederim aferin size’ der.
* * *
Tarih 16 Mayıs 1981.
Olaysız, kansız, küfürsüz, taŞsız, döner bıçaksız bir maç çıkar ortaya.
TereyaĞ’dan kıl geçer gibi.
* * *
Umarız 2016 Mayıs’ında da aynısı olur.
Göztepe ile KarŞıyaka.
El ele, gönül gönüle, omuz omuza, güle oynaya, ‘ama onların bürokratları tribünde, bizimkiler gelmiyor niye biz üvey evlat mıyız’ mazereti uydurmadan, gerek duymadan, bahanesine sıĞınmadan, hakem hatalarından medet ummadan, her maç sonrası hakemlere sallamak yerine kendi eksiklerini gidermenin yollarını arayarak, çıkarlar aslanlar gibi topunu oynarlar ve Süper Lig’e çıkarlar.
* * *
Neden olmasın.
Ben inandım, siz de inanın.
Gelecek o büyük gece.
Turlar atacaĞız sahilde, ‘çifte sahilde’ hem de.