“ Ben yaptım oldu” keyfiyet ve zihniyetine karŞı millet ayaklandı, ülke karıŞtı.
İzmir’de ise birkaç aĞacın kesilmesi, yerine dikilmesi için…
Herkes seferber oldu, kurullar toplandı.
Yasa, yönetmelik, doĞa ve insana saygı gereĞi…
Memurundan, eski bakanına kadar bu güzel olaya elini koydu.
*
İzmir Buca’daki HasanaĞa bahçesi İstanbul Gezi Parkı kadar deĞerli.
Hatta korunması için doĞal sit kapsamında.
Bir Levanten aile tarafından özenle yaptırılıp Cumhuriyetin ilanından sonra ÖdemiŞli Hasan AĞa’ya satılan ve bugün BüyükŞehir Belediyesi’nin mülkünde olan bahçe, ilçenin nefes alma alanı, İzmir’in doĞal zenginliĞidir.
96 dönümlük bahçede yeni düzenlemelere baŞlandı.
İnsanların dinlenip, vaktini geçireceĞi deĞiŞiklik öngörüldü.
Tabii aĞaçlar unutulmadı.
Tek tek bakıldı, sayıldı ve yüzlerce cins aĞaç arasından 17 tanesi seçildi.
KurumuŞ ve her an devrilebilirdi.
Kesilmesi Şart ama tepki yaratmaması, suç iŞlenmesi için bir karar da gerekli.
*
Bakın Şimdi, neler yapıldı?
Belediye, Orman BaŞmüdürlüĞüne baŞvurdu.
Ekip geldi, yerinde inceledi.
Kızılçam ve fıstık çamlarının ömrünü yitirdiĞine karar verildi.
Kesilme kararı onaylandı.
Ne var ki yerleri boŞ kalacaktı.
Belediye bu kez, Çevre ve Şehircilik İl MüdürlüĞü’ne baŞvurdu.
“ Sökülen aĞaçın yerine aynısını koyalım” denildi.
*
İl MüdürlüĞü konuyu İzmir 2 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’na sevk etti.
Kararın hızlandırılması için Kültür ve Turizm müdürlüĞü ve eski Bakan IŞılay Saygın da devreye girdi.
Kurul toplandı.
17 aĞacın tek dosyaları hazırlandı.
Komisyon BaŞkanı Şehir Plancısı Aytaç Yalçınkaya, Hukukçu Kemal Okal, Yüksek Mimar Sevilay Tuncer UludaĞ, Çevre Mühendisi Erbülent Filtekin ve Jeoloji Mühendisi Okan Öner’den oluŞan komisyon inceledi.
“ Ekolojik dengenin korunması için kök sistemi geliŞmiŞ” aĞaçların dikilmesi kararını imzaladı.
Ayrıca künyelerinin çıkarılması istendi.
Bakanlık il müdürlüĞü de bunu onayladı.
Sadece 17 aĞacın kesilmesi, yenisinin dikilmesi için bugüne kadar görülmemiŞ bir çalıŞma sergilendi.
*
“ Her Şeyde, her Şer’de bir hayır vardır” derler ya…
YaŞananlar ne güzel öĞretti bize…
YeŞili korumayı, kollamayı, saygı duymayı.
Eh, tabii ki İzmir farkıyla!