Kıyamet kopar:
“Fakirin boĞazına darbe”
***
Lokantada kuru fasulye-pilav fiyatı 50 kuruŞ artar.
Feryat baŞlar:
“ Denetleyen yok mu?”
***
Hele ekmek…
Her dönemde kavga malzemesidir.
Gramajı düŞsün, fiyatı oynasın…
Fırıncı idam sehpasındadır.
Yaftası takılır:
“ Bir türlü gözleri doymadı”
***
Piyasanın tarifeli esnafı vardır.
Berber-kuaför, hamamcı, odun- kömürcü, tersi, taksici, dolmuŞçu vs.
Fiyatta oynayamazlar.
Kafaya göre rakam yazamazlar.
Odasına gidecek, mühürlü tarifeyi alıp, uygulayacaktır.
***
Piyasanın bazı azgınları da vardır.
Hiçbir yere baĞlı deĞildir.
Denetlenmezler.
Kimseyi iplemez, takmazlar.
Onlara mecbursundur.
Çaresiz gider, teslim olursun.
İtiraz edecek olsan…
“ Kalk git iŞine be adam” diye postalarlar.
***
Bunlar otoparkçılardır.
Tarifesi, duruma göre deĞiŞir.
Araç arttıkça, fiyata “tık” diye dokunurlar.
Adamı aĞlatırlar.
Ne polis, ne zabıta…
Muhatabı deĞildir.
***
İŞte, ilan edilmiŞ tarifeli çarpıcı örneĞi
1 Saate kadar 10 TL
BeŞ dakika geçirdin 12 TL
Üç saatten sonra 15 TL
Çeyrek günü aŞarsan 18 TL
Yarım günü geçersen 25 TL
***
Neden?
Serbest piyasa ekonomisi
Ne demek o?
Ekonomik faaliyet rekabet Şartları içinde serbestçe yapılır.
Kim belirler?
Arz ve talep.
Yer yoksa istekli çoksa fiyat kendiliĞinden oluŞur.
***
Şehirde yapılmazsa otoparklar…
Araç sahipleri nereye gitsin?
DüŞecek gaddar otoparkçının kucaĞına.
Yersen.
Yemezsen?
Yer bulmak için dön, dolaŞ.
Dolapçı beygiri gibi!