Bir anda Zeki Müren’i kaybettiĞimiz o puslu 24 Eylül akŞamüstü vaktini hatırladım. Bir tesadüf eseri hayatını bile fuar’daki TRT Binası’nda kaybeden Zeki Müren’in Kültürpark’ı ve fuar’ı ne kadar çok sevdiĞini onu tanıyanlar iyi bilir. Kültürpark’ın çeŞitli noktalarında Merhum Zeki Müren’in anıları vardır. Şimdi yerinde yeller esen olan TRT binasındaki stüdyoda 57 yıl önce ilk Şarkısını söylediĞi emektar mikrofonunun baŞında hayata veda eden Zeki Müren, her yıl her İzmir Fuar’ında 30 günlük fuar döneminin son 22 gününü ünlü Fuar Konserleri’ni sunarak geçirirdi. Manolya Halk Bahçesi ile Göl Gazinosu’nda yaŞanılan, 30 AĞustos- 20 Eylül arasındaki bu konserlere “Zeki Müren Konserleri” denilirdi.
Her akŞam fuarın Basmane giriŞinde Şu anda olduHoll Hangarlarının olduĞu yerde bir zamanların ünlü Manolya Açıkhava Tiyatrosu’nda gecenin ilk sahnesini alan Zeki Müren; emsalsiz gür ve kadife sesiyle, eŞsiz Türkçesiyle okuduĞu Şarkılarıyla izleyicilerini ve fuar ziyaretçilerini adeta büyülerdi. Manolya’da ki konserler, “Halk Konseri” olduĞu için, Zeki Müren için önem taŞırdı. Daha sonra çıktıĞı “Göl Gazinosu”nda içkili sofralarda oturan hayranlarına coŞkulu anlar yaŞatırdı. Sabaha karŞı ise;“Kübana’da sahne alır, daha çok dostlarına Şarkı söyler, keyiflenirdi... Zeki Müren, Fuar ve Kültürpark tutkusunu KuŞadası’na ve Bodrum’a sevdalandıĞı günlerde bile unutmamıŞtır. Yaz kıŞ demeden İzmir Fuarı’na gelip gitmeyi sürdürmüŞtür. Sayısız Radyo ve Televizyon çekimini Fuar’da ki TRT Binasında gerçekleŞtirmiŞtir. Şu anda yıkılmıŞ olan TRT Binası, Zeki Müren’in hayata veda ettiĞi ve son kez girip, bir daha canlı çıkamadıĞı yerdir. Bu gerçeĞi unutmamalıyız. İzmir BüyükŞehir Belediyemizden ve İZFAŞ’dan 16 yıldır tekrarladıĞımız dileĞimizi yeniliyoruz; Bir İzmir’li olarak; isteĞim ve ricam; “Kültürpark’da yıkılan TRT Binası’nın Zeki Müren’nin son nefesini verdiĞi son yer olduĞunun unutulmamasıdır. “Bu amaçla; meydana çıkan bu boŞ alana bir, “ZEKİ MÜREN MANOLYAM PARKI” nın “Zeki Müren Anıtı”nın” inŞa edilmesinin saĞlanmasıdır. Vefa denilen Şeyin İstanbul’da bir semt olarak bile kalmadıĞı günümüzde, BüyükŞehir Belediyemizden ve İZFAŞ Yöneticilerinden bir ZEKİ MÜREN PARKI ve ANITI Tesisini istememiz, bilmiyorum çok fazla bir Şey mi olur? Sizlere Zeki Müren’in çok az kiŞi tarafından bilinen bazı fuar tutkularını ilk kez anlatmak istiyorum; Zeki Müren, el ayak çekildikten sonra hiç kimsenin olmadıĞı saatlerde özellikle ay ıŞıĞında fuar içinde dolaŞmaya, yürüyüŞ yapmaya bayılırdı. Kültürpark’a KarŞıyaka’lı Küçük Talat (MuŞkara) ile Milli Tenis’ci Hayri Şen tarafından hediye edilen Manolya aĞaçları onun ilgisini çekerdi. Manolya’ların altında oturmayı çok severdi. Manolya aĞaçlarının üzerinde yeni açmıŞ mis gibi kokan Manolya çiçekleriyle sanki konuŞurdu. “Koklamaya Kıyamam Benim Güzel Manolyam...” Şarkısı, Zeki Müren’in bir Kültürpark Şarkısıdır. “Bir Demet Yasemen” Şarkısı gibi, Güllerle AŞk ve Sevgiyle bütünleŞmiŞ daha pek çok eserini Kültürpark’ta ki “Gül Bahçesi” nden ilham alarak yarattıĞını hep söylerdi. Yazık ki; 600’den fazla gül türünün barındıĞı dünyada bir eŞi dahi bulunmayan o müstesna Gül Bahçesi’nin yerinde de Şu anda yeller bile esmiyor!..
Yeni Fuar Projesinde hiç yer almadıĞı halde tarihi Lunapark’ımız mevcut yerinden kaldırılmıŞtır. Yeni yapılan “Sergi Merkezleri”, ise imar ve inŞaat müsadesi bile alınmadan Lunapark’dan boŞalan alana kondurulmuŞtur. Hiç Fuar Lunapark’sız olur mu? Olmaz. Peki Lunapark’ı nereye taŞıyacaĞız? Kolayı var. Bir gecede sökersin gülleri, Yok edersin “Gül Bahçesi”ni, Lunapark’ı da TaŞıyıverirsin oraya... Çevresinde ki akasyaları, çamları da kesiverirsin! İŞte sana yeni Lunapark alanı. Ne önemi var? Biz yaparız olur biter...
Kendisine PAŞA’da denilen Zeki Bey, Gül Bahçesi’nde serin eylül sabahları kahvaltı yapmaya bayılırdı. Göl Gazinosu’nun ve Lunapark’ın patronu Merhum Osman Kavran’ın Gül Bahçesi’ne özel kurduruverdiĞi yuvarlak masada, kül ateŞi semaverden tavŞan kanı çay içip, İzmir simiti ile yumurtalı boyozlarla ve Bergama tulum peyniriyle kahvaltı yaptıĞını bizzat görüp, yaŞayanlardanım. Zeki Müren’e Gül Bahçesi’nde; Erol Simavi’nin, Fahrettin Aslan’ın,Yusuf Nalkesen’in, Necdet Yazar’ın, Osman Kavran’ın, İhsan Alyanak’ın, RüŞtü ŞardaĞ’ın, Gönül Yazar’ın, Ajda Pekkan’ın, Emel Sayın’ın, Ertan Anapa’nın, Neco’nun,Beyhan Akıncı’nın, Behiye Aksoy’un, Egemen Bostancı’nın,CoŞkun Erdem’in, Ercüment Batanay’ın, HaŞmet Uslu’nun, Arif Kayıra’nın, Erol Birman’ın, Saffet KuyaŞ’ın ve Ali Ulutanır’ın da zaman zaman konuk olduklarını iyi hatırlayanlardanım.
Merhum Zeki Müren, belki saĞ olsaydı hayatını kaybettiĞi TRT Binası’nın bunca anıya raĞmen yıkılıp yok olmasına aldırmazdı... Belkide; “yeni yeŞil alan kazanıldı.” diye sevinirdi... Ancak Gül Bahçesi’nin ve Akasyalar Bahçesinin, üzerlerine Lunapark yapılması uĞruna yok edilmesine mutlaka çok üzülürdü... Oldu bittilerin ve gittilerin üzerinde suçlayacak hedef aramak gibi bir huyumuz yoktur. Dün dündür. Bugün bugündür.
Zaten bundan sonra böyle anıları, “bizim gibi nesli tükenmiŞlerden baŞka” kimsenin hatırlayacaĞı da yok.Artık hiç kimse kafaya takmıyor bunları... Abuk sabuk palavra dizi filmlerde, Popstar programlarıyla, Evlenmek isteyen yetiŞkinlerin ve Evcilik oynamak isteyen yeni yetmelerin televizyon programlarıyla meŞgul olan halkımızın baŞlarını kaldırıpda Kültürpark ve fuar nostaljisiyle uĞraŞacak zamanı mı var? Sanki... Kime ne...
Kısa zamanda İzmir’de çaĞdaŞlaŞmak adı altında neler yok edildi? YaŞantımızın birer parçası olmuŞ, “nice anılar mozaiĞi” YaŞantımızdan çıkıp, gitmedi mi? İzmir’liyim diyen herkesin birer parça anısının mutlaka olduĞu; Büyük Efes Oteli, İbrahim NurbiĞe’nin Fuar AtıŞ Poligonu Gazinosu, Varyant’taki Şato Gazinosu, Ankara Palas Oteli, Şükran Lokantası, Veysel Çıkmazı Meyhaneleri, EkmekçibaŞı Lokantası, Basmane Toros Lokantası, Kültürpark Park Restoran,Halit-Ahmet Karabilgin’lerin Palmiyeler Gazinosu, Suat İnan’ın Küçük Göl Gazinosu, Şadan Akkor’un Cennet Adası, BeŞir ve Zeynep ÖĞe’nin Çamlık Senar’ı,Madam’ın Yamanlar Gazinosu,Mazhar Zorlu’nun Bergama Gazinosu, Mehmet Ali Restoran, Erol’un Yeri, Rıza Alpay’ın Tilla Restoran’ı, Cemal Noyaner’in Akasyalar Bahçesi, Hasan Bey’in Ekici Över Bahçesi, Kadifekale Gazinosu ve daha niceleri, sırra kadem basmadı mı? Hani nerde anılarımız? Hani ne oldular? Allahtan; Hüseyin-Cem-Suat TürkmenoĞlu’ların özenle çalıŞtırdıkları “Ada Gazinosu”na henüz dokunan yok...
16’nci ölüm yıldönümünde 1996’da kaybettiĞimiz ve 24 Eylüllerde hep andıĞımız emsalsiz ses sanatçısı Zeki Müren’in de dediĞi gibi; “Sabret gönül, Bir gün olur. Bu hasret biter. Çekilen acılar; caanım. Gün olur geçer...”